#Hashtag’le #Konuşan #Bir #Nesil

#Hashtag’le #Konuşan #Bir #Nesil

DIGITAL AGE EK MAYIS 2016

Z kuşağı, karşısında kurumsal, donuk ve soğuk temsilciler veya destek uzmanları görmek istemiyor. İnsani yüzü olmayan şirketlerle araları iyi değil. Markanızla iletişim kurarken şirket-insan ilişkisi değil, insan-insan ilişkisi istiyorlar.

Bilgisayarların olmadığı yıllardan gelen bir nesil olarak, internete bağlı cihazların neleri değiştirdiğini daha iyi anlayabiliriz. Fakat 90lı yılların ikinci yarısında doğan, büyük ihtimal dial-up modem nedir bilmeyen, sürekli internete bağlı olan bir kuşak için bilgisayarsız ve hatta internetsiz bir yaşamı hayal etmek çok zor.

Z kuşağının belirgin bir özelliği, teknolojiye dayalı iletişim araçlarıyla ilgili her gelişmeyi çok yakından takip etmesi. Bunun aslında temel sebebi bu kuşağın teknolojiye olan açlığı denenebilir. Teknolojiyi tüketme hızı çok yüksek olduğu için, bu yeniliklerin verdiği tatmin duygusu genelde uzun ömürlü olmuyor. Buna rağmen, teknolojiye dayalı iletişim araçlarının yenilenme ve değişme hızı sayesinde Z kuşağı sürekli yeni şeyleri deneme şansına sahip.

İletişim tercihlerini ve kullandıkları yöntemleri markalardan çok daha hızlı değiştirebilen bu nesle ulaşmak isterken, markaların bildikleri yöntemleri bir tarafa bırakıp yeni yaklaşımlar ortaya koyması lazım. Bu yeni yaklaşımların başında marka sadakati oluşturmak yerine ürün sadakati oluşturmak yer alabilir. Zira Z kuşağının en önemli özelliklerinden bir tanesi de satın alma kararlarını marka değil ürün odaklı vermeleri. Onlar için ürünün kalitesi ve sağladığı fayda, o ürünü üreten markadan daha önemli. Yaşadıkları ürün deneyimini de hiç çekinmeden sosyal medya üzerinden paylaşıyorlar.

Instagram Z kuşağının en temel davranış şekillerinden biriyle birebir örtüşüyor

Peki, Instagram bu iletişim deneyiminin neresinde? Instagram doğası gereği Z kuşağının en temel davranış şekillerinden biriyle birebir örtüşüyor: Duyguyu öne çıkarma. Instagram’ın içeriği sunarken daha yalın bir kullanıcı deneyimi yaşatması bunun en önemli sebebi. Twitter, Youtube, Facebook üzerinde daha kaotik ve seçenekli içerik tüketimindense tek seferde tek içerikli Instagram daha yoğun bir içerik tüketimi deneyimi yaşatıyor. Bu da içeriklerdeki duygunun daha iyi iletilmesini sağlıyor.

Z kuşağının temsilcileri Instagram’ın kullanım kolaylığının tercihlerinde etkili olduğunu belirtiyorlar. Bir fotoğrafı beğenmenin kolaylığı, sadece mobil için geliştirilmiş bir arayüzünün olması, etkileyici fotoğraf filtreleri diğer mecralara göre en temel farklar. Bu kullanım kolaylığı tek bakışta insanların ne yaptığını, nerede olduğunu, ne yediğini görmelerini sağlıyor. Fotoğrafları gözle okumak Facebook veya Twitter postlarını okumaktan çok daha kolay. Bu kitlenin çok hızlı tüketime alıştığını ve çabuk sıkıldığını da düşünürsek Instagram’ın onları doğru yerden yakaladığını söyleyebiliriz.

Beats by Dr. Dre’nin Z kuşağını hedeflediğini #showyourcolor kampanyası, sosyal medyanın bu kitleyi hedeflerken nasıl kullanılması gerektiğini gösteren başarılı bir örnek. Kampanyadaki #renginigöster yönlendirmesi kendisini ifade etmeye istekli olan bu kuşağı harekete geçiren etkili bir hashtag oldu. Kampanya sonucunda 1,7 milyon yeni Facebook kullanıcı kazanan Beats by Dr. Dre, Instagram hesabının takipçi sayısını da %76 arttırdı.

Z kuşağının, markanızın bir parçası olmaya davet edin

Instagram üzerinden Z kuşağına ulaşmak için şu birkaç maddenin faydalı olacağını düşünüyorum:

1-Z kuşağını markanızın bir parçası olmaya davet edin. Yaptığınız kampanyalarda onların fikirlerini uygulamaya koyacak şekilde kurgular geliştirin.

2-Z kuşağının Instagram hesaplarına baktığınızda bolca selfie olduğunu göreceksiniz. Selfie, çok tükettiğimiz bir eğilim olsa da popülerliğini hala yitirmedi. Kuşağın bolca selfie çekmesinin en temel sebebi kendilerini ifade etmelirini sevmeleri. Beats by Dr. Dre’nin #showyourcolor kampanyası da bunu doğruluyor. Belki #selfie üzerine bir kampanya kurgusu yapmak istemeyebilirsiniz çok tüketildiği için. Fakat kuşağın kendilerini ifade etmelerine fırsat verecek kurgular tercih edilebilir.

3-Z kuşağı, karşısında kurumsal, donuk ve soğuk temsilciler veya destek uzmanları görmek istemiyor. İnsani yüzü olmayan şirketlerle araları iyi değil. Markanızla iletişim kurarken şirket-insan ilişkisi değil, insan-insan ilişkisi istiyorlar. Bunu destekleyecek daha samimi ve spontane postlar ile markanın kurumsal tarafını törpüleyebilirsiniz.

4-Yukarıda da değindiğim gibi bu kitle, markadan daha çok ürün odaklı. Bu yüzden sosyal medya içeriklerinizde görkemli cümleler ve görseller yerine ürünün kalitesini ve fonksiyonelliğini ön plana çıkartacak videolar ve fotoğraflar olması çok daha önemli. Çünkü bir ürünü satın almadan önce detaylı araştırma yapıp değerlendirmeden geçiriyorlar. Eğer ürününüz bu değerlendirmeyi geçmezse markanızın gücü çok işe yaramayabilir.

5-Z kuşağı Instagram’da hashtag ile konuşuyor. Kitle ile aynı dilde konuşmak marka için de önemli. Mesela sponsoru olduğu bir konserden fotoğraf paylaşan markanın birkaç hafta sonra #tbt yaptığını düşünün. Neden olmasın?
Şu anda en yaşlı bireyinin 18-23 yaşında olduğu Z kuşağının tüm dünyadaki satın alma gücü 50 milyar dolara yaklaşmış durumda ve her geçen gün de artıyor. Bu kuşağın beklentileri ve davranışları gelecekteki müşteri davranışının temellerini oluşturuyor. Bu kitleyi hedef kitleleri arasına alıp yatırım yapmaya başlayan markalar önümüzdeki yıllarda daha avantajlı konumda olacaklar. Şu anda hedef kitleniz olmasalar da bir gün olacaklar. Ve onlara ulaşmak için en doğru zaman bugün.

Haber kaynağını görüntüle >

SEND YOUR INQURIES

CONTACT US

Akasya Acıbadem AVM
Kent Etabı A Blok Daire: 90
Üsküdar / İstanbul

+90 216 321 11 21

info@bullseyeww.com

Media Relations:

Contact Plus

+90 212 229 76 26

www.contactplus.com.tr

sevilay@contactplus.com.tr
Fusion İstanbul